• https://www.facebook.com/groups/osahed/
AHEF 'TEN Dr.H.Şenol ATAKAN AHEF Yönetim Kurulu Sayman Üyesi AHEF Hukuk ve Mevzuat Komisyonu Başkanı

Ülkemiz Aile Hekimliği uygulamasına 2005 yılında Düzce ilimizde pilot uygulama ile geçmiştir. Ülkemizdeki tüm hekimler büyük bir istek, azim ve gayretle görevlerine başladılar. Akabinde ASM’lerin mevcut eksiklikleri karşımıza çıktı. Teslim edilen ASM’lerin çoğunda olması gereken malzeme, araç ve gereçler yoktu, eksikti veya bozuktu. Bütün ASM’lerin onarım ve tadilatlarını yaptık. Mesaimizin dışındaki zamanımızın büyük bir kısmını bu eksikleri gidermekle tükettik. Mesaimizde ise yoğun poliklinik yaparak, bunun yanında aşı-bebek-gebe izlem, laboratuvar işlemleri, defin ruhsatları, raporlar gibi işlemler içinde boğulduk. Gördük ki işimiz gerçekten zor ve iş yükümüz gerçekten çok fazla.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) olarak, bugün ülkemizde tüm Dünyada örnek gösterilen bir Aile hekimliği uygulamasını hedeflemiş bulunmaktayız. Aile hekimlerinin idari ve hukuki düzenlemelerinin çağdaş düzeye getirilmesini ve geliştirilmesini sağlamak, Aile Hekimlerinin özlük haklarının, şeref ve haysiyetlerinin korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak başlıca görevlerimiz arasında yer almaktadır. Aile Hekimliği uygulamalarıyla ilişkili yasa tüzük, yönetmelik vb. düzenleyici işlemleri izlemek, hazırlanmasında katkıda bulunmak, aksayan yönlerin düzeltilmesi için gerekli girişimlerde bulunmak, raporlar sunmak ve en önemlisi gerektiği koşullarda hukuki itirazlarda bulunmak federasyonumuzun başlıca amaçları arasında yer almaktadır.
Bildiğiniz gibi Aile hekimliği; Dünyanın çok çeşitli ülkelerinde uygulanmaktadır. Bu uygulamaların iyi örneklerinde, en önemli işlevi iyi çalışmakta olan bir birinci basamak sağlık hizmeti bileşeni olarak kendine düşen görevi gerçekleştirmektedir. Aile Hekimliği uygulamasını Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin bir bileşeni olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Aile Hekimliği dışında yapmaya zorlandığımız hizmetler hem iş yükümüzü arttırmakta hem de Aile Hekimliğini doğru bir şekilde yapmamızı engellemektedir.
En önemli sorun ise özellikle uygulama yönetmeliği ile aile hekimleri için çok geniş bir görev tanımı yapılmış olmasıdır. Bu yönetmelik ile kapatılan sağlık ocaklarınca yürütülmekte olan neredeyse tüm birinci basamak sağlık hizmetleri aile hekimlerine verilmiştir. Kapatılmamasına karşın Aile Planlaması ve Ana-Çocuk Sağlığı Merkezlerince yürütülen, gebe, bebek-çocuk takipleri, aile planlaması uygulamaları da aile hekimlerine görev olarak verilmiştir. Yine Verem Savaş Dispanserlerince izlenen Tüberkülozlu hastaların kronik hastaların izlemi kapsamında aile hekimlerince izlenmesi beklenmektedir. İlgili mevzuatta yukarıda kısaca özetlenen bu birimlerin yapmış olduğu hizmetler çeşitli ve kapsamlıdır. Bunlar ana başlıklar halinde listelenecek olursa ilgili mevzuat ile aile hekimlerinin sorumlu oldukları görevler şunlardır;

- Koruyucu Hekimlik Uygulamaları (aşılamalar vb)
- Birinci Basamakta Tedavi ve Laboratuvar Hizmetleri
- İlgili Mevzuatla Belirlenen Rehabilitasyon Hizmetleri
- Tıbbi danışmanlık
- Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Hizmetleri
- Periyodik Sağlık Muayeneleri ve İzlemler(Bebek-Çocuk, Gebe, Loğusa, Yaşlılar vb)
- Taramalar (Kanser, Kronik Hastalık, DM, HT vb)
- Evde Bakım Hizmetleri (Özürlü, Yaşlı, Yatalak vb.)
- Mobil Sağlık Hizmetleri.
- Raporlar (Birinci Basamakta Resmi Hekimlerce Düzenlenen Tüm Raporlar)
- Bölgesel Sağlık Sorunlarının Çözümü ve Planlaması için TSM ile işbirliği
- İdari Sorumluluk
- Adli Tıbbi Görevler
- Kayıt yükümlülüğü (Kişisel Sağlık Dosyası ve Birinci Basamak Sağlık Kurumlarınca Düzenlenen Kayıtlar)
- Kayıtların Mahremiyetinin Sağlanması
- Hizmet içi Eğitim
- Aile Sağlığı Biriminin İdare ve İdamesi.

Yukarıda ana başlıklar halinde sunulan hizmetleri, hizmetlerin tıbbi ve akademik gereklilikleri ve aile hekimlerine bağlanan nüfus (yaklaşık 3500-4000) dikkate alınarak değerlendirdiğimizde aile hekimlerinden beklenen iş yükünün, bir aile hekimi ve –varsa- bir aile sağlığı elemanının iş gücünü aşar şekilde planlanmasıdır. Yani beklenen tüm işlerin ideal, tıbbi ve bilimsel kurallara uygun yürütülmesi olağanüstü bir gayretle yapılmaya çalışılmakta, hekimin iyi niyeti, bilgi ve becerisinden bağımsız olarak bazı alanlarda eksiklikler ortaya çıkabilmektedir.
AHEF olarak amaçlarımız; Ön gördüğümüz planlar, projeler ve programlarımız da yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, Aile Hekimliği Dernekleri Federasyonu yönetiminin yapısını ve işleyişini uygun hale getirmek.
Aile Hekimliği Uygulama kanunun bir an önce hazırlanmasını sağlamak. İdari ve hukuki düzenlemelerin bir an önce yapılmasını sağlayarak Aile Hekimliği Uygulanması ve geliştirilmesi aşamalarında söz sahibi olmak.
Araştırma, geliştirmeye önem vermek bunun yanında kongre ve seminerlere ayrılan kaynakların doğru kullanılmasını, bilgi ve teknolojinin kullanabilirliğini, üye dernek sayısının artırılmasını, sorunlarının çözümlenmesi için desteklenmesini, iç işleyişle ilgili düzenlemelerin yapılmasının sağlamak amacındayız.

Bu amaçları gerçekleştirmek için;

1-Mevzuata hâkim, yaptığı işi bilen yönetim, komisyon ve kurulların kadrosunu oluşturmayı
2-Yenilikleri ve teknolojiyi takip ederek üyelerimize en hızlı ve kaliteli hizmeti sunmayı.
3-Hukuksal konularda, mevzuat ve yapılan işler hakkında il derneklerine yardımcı olmayı
4-Kaynakların en uygun ve en verimli şekilde gerçekleştirilmesine dikkat etmeyi prensip haline getirecektir.

Her bireyin bir gün hasta olarak hizmet alacağı bu birimlerin standartlarının yükseltilmesi için Aile Hekimlerine gerekli desteğin verilmesine katkıda bulunması gereklidir. Bu gün sistemden kaynaklı olan, ancak hekimlerin sorumlu tutulduğu sorunların gereken önlemler zamanında alınamaz ise tükenmişliğe yol açacağı unutulmamalıdır. Sistemin cazibesini kaybedeceği, sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesi uygulamasında olduğu gibi dünyanın en iyi modeli dahi olsa uygulanmasının zorlaşacağı, sonuçta mevcut durumda hekimlerin aleyhine olan bu durumun genel olarak birey ve toplum sağlığını ve memnuniyetini olumsuz etkileyeceği akılda bulundurulmalıdır.
1963 yılında başlayıp 1993’te biten sosyalizasyon sürecinde 1.Basamak sağlık hizmetlerinin hedeflenen noktaya ulaşamamasındaki temel nedenlerden aslında en önemli olanının 1.Basamak sağlık hizmeti veren Hekimlerin motivasyonunun göz ardı edilmesidir diye düşünmekteyiz.
Dünyada 1920’lerde başlayıp 2000’li yıllara gelinceye kadar uzmanlaşma ön planda seyrettiğinden sağlık hizmetlerinin asıl gücü olan 1.Basamak unutulmuştur.
1.Basamak sadece Aile Hekimliğinden ibaret olmayıp aynı zamanda da adli tıp, acil tıp ve halk sağlığını da kapsamaktadır. Ayrıca sahada partnerimiz olarak çalışan yardımcı sağlık personeli de 1.Basamağın olmazsa olmazlarındandır. Bu bağlamda 1.Basamak sağlık hizmetlerinin sadece Aile Hekimliği hizmetlerinden oluşuyormuş gibi düşünülmesi; 1.Basamağın başarısızlığının ya da başarısının sadece Aile hekimlerine mal edilmesine neden olacaktır ki bu da çok ciddi bir çıkmaz olacaktır.
Ülkemizde Aile hekimliği sürecine farklı nedenlerle ve farklı kaygılarla önem veren çeşitli dernekler ve tabii ki kamu kuruluşları mevcuttur. AHEF olarak bizim verdiğimiz önem en başta ülkemizin sağlık çıktılarının en yüksek düzeye getirilmesi ve böylece Aile Hekimliği kurumunun diğer tüm 1. Basamak unsurları ile beraber varlığını sürdürmesidir.
Unutmamalı ki bir işi ve o işin sıkıntılarını en iyi o işi yapan bilir ve en makul çözüm önerileri o kişilerden gelir.
İdare personelini düşünmek makul ve mantıklı ve de mevzuata uygun hedef ve çalışma programları koymak durumundadır. Bunun tersi bir anlayış ancak sorunların daha da artması demektir. Yeri geldiğinde uygulamadaki sıkıntıları hiçbir art niyet ve de sorun çıkarma amaçlı değil de çözüm amaçlı olarak dile getirmeliyiz diye düşünüyorum. Sorunlarımız çözüldükten sonra teşekkür etmesini de bilecek kadar erdemli ve de eğitimliyiz diye düşünüyorum.

ÇÜNKÜ SORUN SADECE BİZİM OLMADIĞI GİBİ BAŞARI DA SADECE BİZE AİT DEĞİLDİR. EĞER BU BİR EKİP ÇALIŞMASI SONUCU ULAŞILABİLECEK BİR HEDEFSE EKİP ÇALIŞMASININ GEREKLERİ TAM VE EKSİKSİZ OLARAK YERİNE GETİRİLMELİDİR. 

Dr.H.Şenol ATAKAN AHEF Yönetim Kurulu Sayman Üyesi
AHEF Hukuk ve Mevzuat Komisyonu Başkanı

  
4050 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
Hava Durumu